Hayde İznik’e gidiyoruz…
İznik’e nasıl gidilir, nereye gidilir, ne yenir …Hayde İznik’e gidiyoruz…
Küçük bir kaçamak yapıp İznik’e gidelim dedik. Kocaeli’den İznik’e gitmek oldukça kolay. Normal koşullarda yani, biz biraz bol trafikli güne denk geldik. Bayram olması vesilesiyle herkes yollardaydı diğer yandan Gazi Köprüsü’nün bedava olması şerefine ekstra bir trafik mevcuttu.
Nerden gittik ?
Biz sora sora dağ yolunu bulup oradan gittik dönerken de
otobandan geri geldik. Standart koşullardan Kocaeli – İznik otobandan 1
saat 15 dakika, dağ yolu ise 2 saat olarak gösteriyor ancak dedim ya
koşullar standart değildi her ikisi de 30-45 dakika arası fazla sürdü.
Dağ yolu keskin virajlı ve oldukça dik bir yol. İki aracın sıkıştığı
noktalar mevcut. İznik’e yaklaştıkça düzeliyor gerçi. Önce dağ ve deniz
manzarasını görüyorsunuz sonra sürekli güzel bir orman sonra da orman ve
göl. Bu nedenle o yola “mavi-yeşil yol” diyorlarmış.Karamürsel çıkışından bağlanıyorsunuz dağ yoluna hemen Karamürsel çıkışında Anadolu lisesini geçer geçmez tabelayı görmek mümkün. İlk anda insan yanlış gittiğini sanıyor ama sonra bir tabela daha geliyor karşınıza.
Karamürsel tepelerine tırmanarak başlıyor yol. Kısa bir süre sonra denizi ve doğayı en tepeden görebileceğiniz, yeni köprüyü de seyreden “Aşıklar Tepesi” ne varıyorsunuz. Fotoğraf çekmek isteyenler için güzel bir yer, ayrıca kahve molası ve manzara içinde süper. Biz gittiğimizde orası da ekstra kalabalıktı o nedenle oturmadık fotoğraf çekilip, kaçtık.
Tüm yol yemyeşil, pek çok köyden geçiyorsunuz. Bayram olduğu için köy yollarında bir sürü güzel giyinmiş gençler vardı. Bayramlaşma için ziyaret halindelerdi sanırım. Özellikle Kızderbent ten geçerken o kadar çok güzel giyimli genç kız gördüm ki yol kenarında, köyün adı neden Kızderbent olmuş anladım. Hepsine maşallah pek hoştular.
İstanbul’dan geliyorsanız yada daha mesafeli bir yoldan bu yol üzerinde durup piknik yapabiliriniz. Mola verebileceğiniz çok güzel yerler mevcut.
Sonunda İznik Gölü’nü görüp oraya vardığımızda hemen göl kenarında ki kafeteryalara gitmek istedik tabi. Mercan denize gireceğim diye tutturdu. İndik göl kenarına biraz yürüdük göle girebileceğiniz farklı yerler mevcut. Kimi taşlık zemin, kimi biraz kum biraz taş.
Sahil genelde çay bahçeleri ve göle girenlerle dolu. Tabi burası da oldukça kalabalıktı. Merkezi konuma uzak olan çay bahçeleri biraz daha bakımlı ve intizamlıydı aynı şekilde de sakin. Ne yazık ki merkezi konumda ve göle girilen bölge ise hayal kırıklığı yarattı. Temizlik yönünden gözümde sınıfta kaldı.
Ne yedik ??
Göl kenarına çok yakın olan 2 katlı restoran hınca hınç doluydu. Öyle ki yer bulabilmek için iki katta da iki tur attık. Sonunda diğerleri gibi, kalkmak üzere olan bir masa başında bekledik. Normal de de bu kadar kalabalık mı bilmiyorum ama orda birinin “ramazan da bile böyle kalabalık değildi” dediğini duydum.
Ne yazık ki temizlik ve hizmet yönünden burası da geçemedi sınıfı. Kalabalıktan dolayı panik olmuş personel, sürekli kırılan dökülen tabak bardak sesleri. Birbirlerine bağırınarak duyurmaya çalışan çalışanlar. Pislenen masaların tepsilere yığıntı şeklinde doldurulması, personellerin müşterilerin arkasından garip garip konuşmaları, hatta yüzlerine laf yetiştirmeleri.
Köfteci Yusuf’un tüm restoranlarında yemişimdir ama ne yazık ki bu kadar kötü hizmet verenine denk gelmedim hiç. Umarım sadece kalabalıktandır yada o gün kötü bir gündür ama ne yazık ki adına yakıştıramadım. Halbuki sadece iyi bir koordine ile işin içinden çıkabilirlerdi.
Neyse o kalabalıkta ve tepemizde bekleyen diğer müşterilerle beraber fazla oturamadık hızla yedik, tatlıdan bile vazgeçip kendimizi zor dışarı attık.
Dönüş yolu , Keramet Ilıcası
Dönüşü otobandan yapacağımız için Keramet Ilıcası’nı sona bıraktık.
Boyalıca köyü istikametinde gittiğinizde yine geldiğiniz yoldan
gidiyorsunuz başlangıçta Boyalıca yı geçince Keramet köyüne varmadan
sağa giriş mevcut. Dikkat edin gözden kaçırmanız çok yüksek ihtimal.
Sağa girdiğinizde birkaç yüz metre sonra karşımıza yine koca bir araba
kalabalığı geldi. Keramet Ilıcası, sodalı olarak bilinen ve sıcak su
olan minik bir gölet. İnternetten bulmanız mümkün. Yanlız internette
bulunan resimler
insanı yanıltıyor. Oyle büyük değil mavi değil ve ne yazık ki temiz
değil. Aracımızı park ettik. Ilıca ya doğru kısa mesafe yürüdük. Giriş
kişi başı 3 TL. Neden paralı hiç anlamadım. İşletme anlamında çok çok
vasıfsız. Üzülerek belirtmeliyim her yer kara sinek dolu. Bir kafeterya
mevcut ama gitmedik. Göletin yanında oturduk. Kızım ve eşim burada da
yüzdü. Su temiz gözükmüyordu ama oraya kadar geldik dediler, girdiler 
Keramet Ilıcası’na kışında gelip girildiğini öğrendim. Suyun alttan ısınması nedeniyle kışın çok daha güzelmiş bu nedenle kışın şansımı tekrar deneyeceğim belki o zaman girerim.
Diğer yandan, ben bizimkileri izlerken yanda oturan bir teyze önce ayakkabılarını suda bir güzel yıkadı sonra sandalyeye işeyen çocuğunu yıkadı ılıca da sonra sandalyeyi bir güzel suya sokup yıkadı. Bizimkiler hala sudaydı. Demedim artık bir şey olan oldu

Ilıca dan çıktığınızda kasası 10 TL şeftali standları görüyorsunuz. Hemen alıyorsunuz ama ne yazık ki kasa kalmamış, kasası 10 TL şeftaliden kalmamış daha doğrusu, biz 3 kilosu 10 Tl şeftaliden aldık. Bilemedim artık kalmadı mı zamlandı mı

Kısacası,
İznik çok güzel yemyeşil, masmavi ama temizliğine özen gösterilmeli, çünkü çok daha güzel olabilir.Doğal zenginliklerimizin daha iyi kullanılmasını umarım.Dönüşü otobandan yaptık. Yol kalabalık ama akıcıydı. Gazi köprüsünün birleşme noktasından geçerken köprü trafiğini tekrar gördük eh Allah sabır versin ne diyim. Yolu 4 dakika ya düşüren köprüye gitmek saatler alıyor olsa gerek.
İznik
tarihinden ve gezilebilecek yerlerinden pek bahsetmedim çünkü bizim
hedef göle gitmekti , öylede yaptık ancak pek çok tarihi alan mevcut
Ayasofya müzesi ve cami gibi surlar, kapılar, İznik camii, İznik müzesi
gibi gezebileceğiniz çok yer var.Umarım bir sonra ki ziyaretimizde daha temiz bir İznik görürüz. Gidip görmenizi tavsiye ederim o yeşil ve mavi insanın ruhuna huzur veriyor. Gezemediğimiz İznik askania ve dinlenme tesislerine de bir göz atarsınız
Bir sonraki turda görüşürüz :))
Not : o ekrana sığmayan kafa benim oluyor :)))


Post a Comment