çocuğa kaç yaşında ne öğretmeli ??
Çocuğum sayıları bilmiyor, renkleri öğrenemiyor, hala yemekleri, akrabaları, sağı solu ayırt edemiyor. Kaç yaşında öğrenir, nasıl öğrenir.? İşin aslı gerçekten yaşta mıdır, yoksa öğretmek zaten doğar doğmaz m başlar?
Çocuğum olacağını öğrendiğimde ilk korkum nasıl yetiştireceğim yönünde olmuştu. Malum hastalıkta doktor var, okulda öğretmen, yalnızsan ana baba komşu bir yol bulunur, ama küçücük bir kişiliğe, hele ki ilk yıllarında, o ilk bilgiler nasıl verilir?
Eminim pek çoğunuz ya yanlış yaparsam, ya iyi bir anne olamazsam diye korkmuşsunuzdur. Bende korktum, hem de çok.
Bebeğimi ilk elime aldığımda, tam o an anladım ki annelik doğumla beraber geliyor sanki. Bebeğim yüzyıldır benim bebeğimdi. Doğumundan 2-3 gün sonra bile onu baştan aşağıya tanıyordum. Ağladığında nedenini biliyordum, ne yapmam gerektiğini biliyordum. Garip ama, eminim bu pek çok annede böyle oldu. Aileye katılalı 1 hafta olmuş bir bebek için kendi annem bile neyi nasıl yapacağımız konusunda benden daha az şey biliyor gibiydi. O an anladım ki bebek ile anne arasında kocaman bir bağ var. O zaman için rahatladı. Bazı şeyleri akışına bırakmak önemliydi.
Mercan’nın kişisel özellikleri hızla gelişmeye başladı. Gördüm ki ben neysem, babası neyse Mercan’da hızla o oluyordu. Ne söylediğinizden çok ne yaptığınızın önemi vardı.
Bir kitapta "çocuk doğmadan onunla konuşmaya başlayın" diye bir yazı okumuştum. En büyük kılavuzum konuşmak oldu. Henüz karnımdayken bile, deli gibi sürekli konuştum. Pek çok kişi konuşmanın bebek için önemli olduğunu söyler ancak benim okuduğum kitapta konuşmanın sizin için önemli olduğu yazıyordu.
Neden mi?
Çünkü yaklaşık 1-2 yıl size net cevap veremeyecek ve söylediklerinizi anlamayacak bir bebekle konuşmayı öğrenmeniz gerekiyor.
Ne demek konuşmayı öğrenmek?
Aslında konuşmayı öğrenmek, öğretmeyi öğrenmek demek. Pek çok anne ve baba da şunu gözlemledim.
- “Kızım mamasını yesin bakim”
- "hanimiş oğlumun cicisi"
- "haydi atta gidiyoruz"
Sonra bebeğimiz büyür 2-3 yaş derken renkleri öğretmek için bir kutu boya alır "bak bu kırmızı" deriz ama öğrenmez, bir türlü olmaz. Oyunlar keşfetmeye çalışırız, yine olmaz. Sonra başlarız “çocuk kaç yaşında ne öğrenir” diye araştırma yapmaya.
"Evladım kırmızı kazağını ver hadi canım"
"cici giy cici"
"canım cici değil kazak bir tanem"
- ne oldu daha düne kadar "hanimiş cicisi" ydi.
İşte anlatmak istediğim bu, örnekteki gibi ilk yıllar öğrettiğimiz “hanimiş ciciler” sonra ayağımıza dolanıyor.
Konuşmayı öğrenirseniz, hangi yaşta neyi öğreteceğinizle ilgili bir sıkıntınız olmaz çünkü siz zaten hep öğretirsiniz. O zamanı gelince çoktan öğrenmiş olur.
O zaman baştan örnekleyeyim
“hanimiş oğlumun cicisi” değil “hanimiş oğlumun mavi masmavi kazağı”
“haydi atta gidiyoruz” değil “haydi amcanların bahçeli evine gidiyoruz. Oğlum orda yeşil yeşil yapraklar toplayacak”
“Kızım mamasını yesin” değil – “Kızımın haşlanmış patatesi nerde, hani bakalım patates sarı mı olur aaaa yeşil mi olur tabi ki sarı olur.”
Vaktiniz varsa doğmadan pratiğe başlayın
İşte böyle, bebeğiniz doğmadan daha pratiğe başlamak lazım çünkü kendi yaşamımızda öyle konuşmuyoruz. Kelimeleri hiç kullanmıyoruz ki zaten.
Eşimize “kırmızı kazağımı mı yeşil kazağımı mı giyeyim” demiyoruz. Daha çok “bu mu bu mu” diyoruz.
Öğretme konusunu böyle kelimelere dökmeyi ben öğrendiğimde ilerleyen yaşlarda bambaşka şeyler olduğunu gördüm. Kızımın kelime haznesi yaşıtlarından ileri, ayrıntılı konuşma olayına alışan kızıma sorduğu sorularda cevap vermek çok daha kolay oldu. Çünkü cümle içerisinde ki tüm kelimeleri zaten çoktan daha önce duymuştu bir şekilde. Üstelik bu ayrıntılı konuşma benimde kendi hayatımı kolaylaştırdı.
Kendi çevreme de bilgi aktarırım sıkıntısız bir hale dönüştü.
Bu durumu gerçekleştirmek için hiç bir zaman geç kalmış olmazsınız
İlkokula bile başlamış olabilir çocuğunuz.Bu gün ona "yemek hazır " demek yerine "patatesli köfte yaptım ve mavi bardağına süt koydum" diyebilirsiniz
“Kazağını giy” demek yerine “mavi kazağın mı kırmızı olan mı" diyebilirsiniz.
Bu şekilde, başta kendinizi ve sonra evladınız eğitmek için asla geç kalmış olmazsınız. Çünkü daha öğretecek o kadar çok şeyimiz var ki, hepsi için bir oyun bulmamıza imkan olmayacak.
Dip not. Kızım renkleri, kavramları, akrabaları, sayıları ben hiç öğretmeden öğrendi :=) Bundan sonra ki hayatımızda da hiç öğretmeden öğretmeyi içeren bir yaşam planlıyorum.

Post a Comment