Sezeryan mı ? Normal Doğum mu?
Cevap; “KİME NE?” , net
Yok şu ara doğuracak falan değilim,
en son 6 yıl önce doğurdum.
Nerden çıktı o zaman diyebilirsiniz. Bu aralar çok denk geldi önüme,
hali hazırda doğuracaklar için en derinden nihavent makamında bir “KİME NE?” göndereyim dedim.
Bu konuda, doğum yapacak anne ve doğumu yaptıracak doktor haricinde
yorum yapanlar beni gerçekten şaşırtıyor. Çocuk sağlıklı doğsun
gerisinin önemi yok, bir zahmet anlayın artık.hadi kadınları anlıyorum birbirlerine normal doğum için cesaret vermek istiyorlar, kimi zaman iyi de oluyor ancak erkekleri anlamıyorum ; “aaa normal doğum en iyisi” birde suni sancı verelim de öyle konuşun bakalım.
Tabi ki normali en iyisi, adı üstünde “normal” ancak olmuyorsa yada kadın ölesiye korkuyorsa bırakın nasıl doğurabiliyorsa doğursun. Yani neresinden baksam cevap aynı “KİME NE?”
Şöyle sakinleşip anlaşma yapalım.
Her anne normal koşullarda, normal doğum yapmak ister.
İlerleyen süreçte, yada daha önce yaşadıklarından, gördüklerinden yada duyduklarından dolayı korkabilir ve sezeryan isteyebilir.
Yine ilerleyen süreçte fiziksel koşullar doğru gitmeyebilir ve doktor normal yerine sezeryan tercih edebilir.
Her koşulda önemli olan anne ve bebeğin sağlıklı olmasıdır.
Normal doğuramadı diye kimse yarım anne falan olmaz.
Diğer yandan sezeryan bir ameliyattır. İyileşme süreci doktor maharetinden, annenin acı eşiğine kadar pek çok koşula bağlıdır. Mesela ben 8 saat normal doğum için bağırdıktan sonra mecburen sezeryana girdim. Doğumdan sonra gayet iyiydim. Haftaya kalmadı normal halime döndüm. Kimi de çok zorlanır. Diğer yandan normal doğum her nekadar normal olsa da pek çok anne hemen ayağa kalkıp mutlu olsada buda hem doktor hem anne fiziksel yapısına bağlıdır. Ehil olmayan bir doktor yüzünden yada çatı darlığı yüzünden ömrünüz boyunca tuvalet sorunu yaşayabilirsiniz. Kısaca kimse kimseye benzemez. En iyisi güvendiğiniz doktorla en doğru kararı almaktır.
Bu konuda anlaştıysak dikkatinizi başka bir yöne çekmek istiyorum.
Doğum sırasında; normal mi olsun, sezeryan mı doğsundan başka düşüneceğiniz çok farklı ve yeni konular var.
Bunlardan biri yeni gündemde olan “kök hücre saklama” konusu. Bebekten alınan kök hücre uygun koşullarda saklanıyor ve ilerde oluşabilecek önemli hastalıklarda can kurtarıyor.Bir diğeriyse çocuğun eşinin kullanıldığı hastaneler. Bu genelde duyulmamış bir konu.
Şöyle ki ; artık çoğu ülkede bebeğin eşi atılmıyor. Kimi zaman aileye veriliyor. Kimi zaman yanık ünitelerine bağışlanıyor, çünkü bebeğin eşi deri yapımında kullanılabiliyor. Hatta bazı ülkelerde çocuğun göbek bağı eşinden ayrılmıyor. Doğduktan sonra ortalama 7 gün içerisinde düşen göbek bağı hala eşine bağlı olduğu için bebek ordan büyümeye devam ediyor.
Bebeğin eşinin dışarda olması meşakatli bir bakım süreci. Bu doğuma Lotus Doğum deniyor.
Bu iki konu hakkında detaylı araştırma yapıp; nerde yapılır, nasıl olur yazıcam ancak şimdilik size internetten araştırmak düşüyor.
Sezeryan yada normal fark etmez sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanız dileğiyle
(Unutmayın nasıl doğurduğunuz belirlemiyor yarım mı annesiniz tam mı, siz artık annesiniz bu kadar basit)
Dip not: Konak Hastanesi sevgili doktorum Erkan Türköz ‘e benim normal doğurmam için elinden geleni yaptığı ve gecenin üçüne kadar usanmadan beklediği için teşekkür ederim
Post a Comment